15 ŞUBAT ULUSLARARASI ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ GÜNÜ
13 Şubat 2026



15 ŞUBAT ULUSLARARASI ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ GÜNÜ

Çocukluk çağı kanserleri, dünyada ve ülkemizde her yıl binlerce çocuğun hayatını etkileyen ciddi bir sağlık sorunudur. Dünya genelinde her yıl yaklaşık 400 bin çocuk ve adölesana (0-19) kanser tanısı beklenmektedir. Ülkemizde ise bir yıl içerisinde yaklaşık 4.800 çocuk ve adölesana kanser teşhisi konulmaktadır. Çocukluk çağı kanserleri yetişkinlere göre daha nadir görülse de, birçok ülkede çocuklar arasında hastalığa bağlı ölümlerin önde gelen nedenidir. Çocuklukta görülen kanser türleri, yetişkinlerde tipik olarak görülen kanser türlerinden oldukça farklıdır. Yetişkinlerde en yaygın kanser türleri; meme, prostat, akciğer, kolorektal kanserler iken, çocuklarda en sık görülen kanserler lösemiler, merkezi sinir sistemi tümörleri ve lenfomalardır.

Çocuklarda En Sık Görülen Kanser Türleri:
1.Lösemiler
• Lösemi (kan kanseri) çocukluk çağında en yaygın görülen kanser türüdür.
• Kan hücrelerinin kontrolsüz çoğalmasıyla karakterizedir.
• Akut lenfoblastik lösemi (ALL) en sık rastlanan alt tiptir ve tedaviye yanıt oranı genellikle yüksektir.
• Akut Miyeloid Lösemi (AML), Kronik Miyeloid Lösemi (KML) gibi türleri vardır.

2. Lenfomalar
• Lenfatik sistemden kaynaklanan kanserlerdir.
• Hodgkin ve Hogdkin dışı lenfoma alt tipleri bulunur.

3.Solid Tümörler
• Merkezi sinir sistemi (MSS) tümörleri: Beyin ve omurilikte gelişen tümörlerdir.
• Nöroblastom: Sempatik sistem kaynaklı özellikle böbrek üstü bezinde sık görülen bir tümördür.
• Wilms tümörü: Böbreklerde gelişen bir tümör türüdür. 
• Retinoblastom: Gözde, Retina hücrelerinden kaynaklanan bir tümördür. 
• Rabdomyosarkom: Kas dokusundan gelişen bir tümör. 
• Kemik tümörleri: Kemik dokusundan gelişen tümörlerdir. (Osteosarkom, Ewing sarkomu vb.)
• Hepatoblastom: Karaciğerde görülen bir tümör türüdür.
Son yıllarda çocukluk çağı kanserlerinin tanı ve tedavisinde önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Modern kemoterapi protokolleri, hedefe yönelik tedaviler, cerrahi ve radyoterapi yöntemlerinin birlikte ve daha güvenli kullanılması sayesinde sağkalım oranları belirgin biçimde artmıştır.  

Çocuklar, yetişkinlerden biyolojik olarak farklıdır ve çocukluk çağı kanserlerinin büyük çoğunluğu önlenebilir değildir. Ayrıca erişkin kanserlerinde olduğu gibi bilinen ve yaygın tarama programları çocukluk çağı kanserleri için mevcut değildir. Bu nedenle erken tanı, çocuklarda kansere işaret edebilecek belirtilerin fark edilmesi ve zamanında sağlık kuruluşuna başvurulmasıyla mümkündür. 

Belirtiler: 
• Deride solukluk (kansızlık bulguları)
• Sürekli halsizlik ve çabuk yorulma
• Sık ve ağır olan, uzun süren  enfeksiyon geçirme
• Vücutta nedeni bilinmeyen morluklar, burun veya diş eti kanamaları, kanamanın zor durması
• İştahsızlık, açıklanamayan kilo kaybı
• Karında veya göğüs duvarında şişlik veya kitle olması 
• Lenf bezlerinde ağrısız şişliklerin olması
• Kemik ve eklem ağrıları (özellikle geceleri artan veya çocuğu uykudan uyandıran)
• Uzun süren veya tekrarlayan açıklanamayan ateş varlığı
• Ani görme değişiklikleri, görememe, çift görme göz bebeğinde beyaz yansıma olması
• Kusmanın eşlik ettiği sık ve şiddetli baş ağrıları ve baş çevresinde büyüme
Bu belirtilerin birçoğu, kanser dışı ve çok daha sık görülen hastalıklarda da görülebilir; yine de devam eden veya açıklanamayan olağan dışı, uzun süren veya giderek artan şikâyetlerin varlığında mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Risk Faktörleri: 
• Genetik yatkınlık ve epigenetik değişiklikler, çocukluk çağı kanserlerinin gelişiminde en güçlü risk faktörlerindendir.
• Doğumsal anomaliler ve kromozomal bozukluklar (özellikle Down sendromu) birçok kanser türü için belirgin risk artışıyla ilişkilidir.
•  Önceden kanser tanısı almış olmak, kullanılan kemoterapi ve radyoterapiye bağlı olarak ikinci kanser riskini artırır.
• İyonlaştırıcı radyasyon (özellikle çocukluk çağında yapılan fazla BT çekimleri) lösemi ve beyin tümörü riskini yükseltir.
• Ultraviyole (UV) ışınlarına maruziyet melanom riskini artırır.
• Organ nakli sonrası bağışıklık baskılanması, çocukluk çağı kanserleriyle güçlü biçimde ilişkilidir.
• Onkojenik virüs enfeksiyonları (ör. Epstein–Barr virüsü) bazı çocukluk çağı kanserlerinin gelişiminde rol oynar. 
Tanı ve Tedavi:
Doğru ve zamanında tanı, etkin tedavi planlarının belirlenmesinde kritik öneme sahiptir. 
Çocukluk çağı kanserleri için rutin bir tarama programı yoktur. Belirti ve bulgular fark edildiğinde yapılan değerlendirmeler şunlardır:
• Öykü ve Fizik muayene
• Kan testleri
• Görüntüleme yöntemleri (ultrason, MR, BT vb.)
• Biyopsi ve doku incelemeleri
• Genetik testler

Tedavi:
Çocukluk çağı kanserleri biyolojik özellik, seyir ve tedavi yanıtı açısından da yetişkinlerdeki kanserlerden farklıdır. Bu farklılık tedavi yaklaşımlarını da etkiler ve multidisipliner bir tedavi gerektir.
• Kemoterapi
• Cerrahi
• Radyoterapi
• Kök hücre nakli gibi ileri yöntemler 
 Çocukluk Çağı Kanserinde Erken Teşhisin Önemi:
• Tedaviye daha iyi yanıt alınır
• Sağkalım oranları artar
• Hem tedavinin etkinliği hem de yaşam kalitesi iyileşir
• Daha az yoğun ve daha az maliyetli tedavi gerektirebilir
Bu yüzden ailelerin ve birinci basamak sağlık çalışanlarının belirtiler konusunda farkındalığı hayat kurtarıcı olabilir.

“Her çocuk sağlıklı bir geleceği hak eder”


15 ŞUBAT ULUSLARARASI ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ 02                    15 ŞUBAT ULUSLARARASI ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ 01