Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü
T.C. Sağlık Bakanlığı
Kastamonu İl Sağlık Müdürlüğü

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

26 Haziran Dünya Uyuşturucu ile Mücadele Günü

Güncelleme Tarihi: 26/06/2018



26 Haziran Dünya Uyuşturucu İle Mücadele Günü

Bağımlılık Nedir?
     Bağımlılık; bir maddenin ruhsal, fiziksel ya da sosyal sorunlara yol açmasına rağmen alımına devam edilmesi, bırakma isteğine rağmen bırakılamaması ve maddeyi alma isteğinin durdurulamamasıdır. Daha ayrıntılı tanımlamak gerekirse madde bağımlılığı; olumsuz sonuçlarına karşın madde alımının durdurulamadığı, maddeyi sağlamak-kullanmak, etkilerinden kurtulmak için çok zaman harcanması, bu nedenle sosyal aktivitelerin bırakıldığı, kişilerarası sorunların yaşandığı, bireyin kendisinden beklenen sorumlulukları alamamasına neden olan, fiziksel veya psikolojik problemlere neden olmasına rağmen madde alımının devam ettiği, madde alınmadığında kişilerde yoksunluk belirtilerinin yaşandığı, alınan madde miktarının giderek arttığı bir durumdur. Bağımlılık kronik bir beyin hastalığıdır.

     Bağımlılık hipertansiyon, şeker hastalığı gibi uzun süreli tedavi gerektirir ve tedaviyi bırakmak tekrarlara neden olabilir. Bu nedenle hayat boyu maddeden uzak durmak, mutlaka tedavi ve destek almak gereklidir.

Kimler bağımlı olabilir?
     Herkes bağımlı olabilir. Bağımlılık üzerinde etkili çok sayıda faktör vardır. Kişinin genetik yapısı, cinsiyeti, var olan ruhsal hastalıkları, dürtüsellik ve yenilik arama gibi kişilik özellikleri, yaşadığı çevre, kaotik ev ortamı, ailede ebeveynlerin madde kullanımı olması, uygun ebeveyn denetiminin eksikliği, çocukluk çağında olumsuz yaşantılar, arkadaşların etkisi, maddeyi erken yaşta kullanmaya başlamak, maddenin kendisine bağlı özellikler bağımlılığı gelişimini etkilerler. Uyuşturucu madde alımını kontrol edebileceği, başkaları bağımlı olsa da kişinin kendisinin bağımlı olmayacağı, iradenin gücü ile bu durumun kontrol edilebileceği gibi inanışlar aslında bireyin bağımlılık riskini artırır. Bu sebeple bağımlılık yapıcı maddelerden uzak durmak ve "bir kereden bir şey olmaz" dememek gerekir.

     Madde kullanmaya başladıktan ne kadar süre sonra bağımlılık gelişeceğini söyleyebilmek için bir çok etkenin değerlendirilmesi gerekir. Bunlar; maddenin cinsi, özellikleri, kullanan kişinin fiziksel ve ruhsal yapısı gibi etkenlerdir. Bu nedenle kimin ne zaman bağımlı olacağını önceden bilmek mümkün değildir. Bununla birlikte bazı maddeler tek kullanımla dahi bağımlılığa yol açabilmektedirler.

     Uzun süre yoğun bir biçimde kullanılan bir maddenin kan ve doku düzeyinde düşerken ortaya çıkan fizyolojik ve bilişsel belirtilerine yoksunluk denir. Yoksunluk belirtilerinin çıkmasının ardından kişi bu belirtileri hafifletmek ya da bunlardan kaçınmak için maddeyi kullanma ihtiyacı duymaktadır. Kullanılan maddeye ve fiziksel duruma göre değişkenlik göstermekle birlikte hekim desteği ile atlatılabilecek bir süreçtir.

     Uyuşturucu madde kullanan kişiler tedavi olabilir. Özellikle tedavi ilkelerini yerine getiren kişilerde uyuşturucu maddeyi bırakma oranı çok yüksektir. Tedavi sadece kişinin uyuşturucu maddeyi bırakmasının yanında, sosyal yaşamına geri dönmesini ve yaşamını sağlıklı biçimde sürdürebilmesini de içerir. Bu ise uyuşturucu maddesiz yaşam tarzının inşa edilmesi ile mümkün olmaktadır.

     Kişinin tedavi olma motivasyonu ve tedaviye uyumu çok önemlidir. Kullanıcılar arasında “bu hastalığın bir tedavisi olmadığı” yolunda bir kanı yerleşmiştir. Halbuki, bu yanlış bir kanıdır. İsteklilik ve kararlılık tedaviyi mümkün kılmaktadır. Tedavi alanında ülkemizde alkol ve madde bağımlılığı tedavi merkezleri (AMATEM) bulanmakta olup, İlimiz Kastamonu Devlet Hastanesi bünyesinde de hizmet vermektedir.

     Kişinin alkol ve uyuşturucu kullanmak için şiddetli bir arzu duyması ve kullanmaya iten bir dürtü hissetmesidir. Bu istek beyinden kaynaklanır ve madde kullanmaya iten güçlü bir duygudur. Kişinin hiç beklemediği bir anda gelebilir.  Ancak bir süre sonra geçer. Kişinin bu duyguyu ve belirtilerini iyi tanıması gerekir. Kısa bir süre sonra bitecek olan bu durumu atlatmanızda Sağlık Bakanlığımızın ALO 191 hattı size yardımcı olacaktır.